Tanınmış olan bir markayı, normal bir markadan ayıran özellik, sadece ilgili kurumlar veya malın alıcılarının bildiği bir marka olmak dışında, marka ile alakalı ilgisi olmayan kişilerin de aşina olması yani bilinirliktir. Bu gibi markalar, bilinirlik arttartık sadece ürettikleri mal ve hizmetleriyle anılmak dışında, başlı başına bir kalite sembolü, bir reklam aracı haline gelmişlerdir.

Üretici ve tüketici topluluğunda marka tescili ile ilgili bir girişimde bulunmanın öncelikli sebebi tanınmış olmaktır. Bu yüzden de yıllardır emek ve yatırım yaptıkları markalarının 3. şahıslar tarafından izinsiz ve kötü itibar yaratacak şekilde kullanılmaması tanınmış markanın önceliğidir.

Yüksek derecede tanınmışlık düzeyinde olan itibarı yüksek olan markaların , marka itibarlarına veya ayırt edilebilecek olan gücüne zarar verilebilecek nitelikte kullanımlarına karşı olarak marka hukuku sayesinde korumaları gerekmektedir. Marka hukuku sayesinde büyük emek ve yatırımlarla oluşturulmuş olan markaların haksız olarak kullanılması veya sömürülmesi patent sayesinde engellenebilir.

Bu durumlarla karşı karşıya kaldığınızda ise tanınmış marka tescili , ulusal ve uluslar arası düzenlemesi devreye girmektedir. 556 sayılı Kanun neticesinde markaların korunması hakkındaki kanun hükmünde kararname hükümlülüğüne göre ; mal veya hizmetler ile alakalı tescil edilmiş markanın farklı mal veya hizmetler için tescil edilmesi mümkündür.