2019 Nasıl Geçti

Merhaba…

2019’un ışık hızı hepimizi şaşırttı. Ben dahil çok insana 2019, birkaç ay sürmüş olabilir. Hatta bir adım ilerde birçoğumuz hala aralık ayında olduğumuza inanmıyor olabilir. Tabii ki zaman bize göre şekillenmiyor, dünya bizim etrafımızda dönmüyor.

Ama çoğu zaman atlasak da bizim etrafımızda dönen bir dünyaya, dilediğimizde şekillendirebileceğimiz zamana sahibiz…

Bugün, ben size biraz benim dünyamdan, kendime göre yaşamayı seçtiğim zamandan bahsedeceğim…

Lütfen, benimle gelin!

Herkesin gündeminde bu aralar ülke ekonomisindeki dalgalanmalar, dolardaki yükseliş, üretimindeki düşüş, işsizlik, dış borç vs. vs. vs. var. Bu yüzden neredeyse tüm girişimciler, melek yatırımcılar bir kenara çekildi dalgalı denizin durulmasını bekliyor. Esnaf kasasına girenden memnun değil, üretici ürettiğinden, işçi maaşından. Genel bir memnuniyetsizlik söz konusu…

Bu yüzden herkesin girişimini ertelemek için bir bahanesi var. Hatta bir değil sonsuz bahanesi var…

Peki, bizler, yani kendi işinin patronları bu işlere hep durgun denizlerde mi giriştiler?

Evet, arkadaşlar gerçekten asıl cevabınız rol modellerde gizli.

1999’lı yıllardan itibaren ülkemizin hemen hemen her döneminde ekonomik bir kriz var. Tamamen korkulan eğer ekonomik krizse kusura bakmayın ama bu artık korku değil başlı başına üşengeç bir bahane olmuş durumda.

Çünkü ben de işimi kurmaya tam olarak büyük bir krizin eşiğinde karar verdim.

Kurumsal hayatı terk edip kendi patronum olmaya karar vereli tam 7 sene oldu… Her zaman söylüyorum çok sevdiğim arkadaşlarımdan, beni buralara getiren işimden ayrıldığımda 8 seneyi bir karton kutuya koyup eve getirmiştim. 8 sene önceki benle o gün salonun ortasında kutusuyla kalmış ben arasında iki fark vardı. Artık ne istediğimi biliyordum ve kararlıydım. Cesaretimi de geçmişimden alıyordum.

Yola çıktım… Krizlerin beni yıldırmasına izin vermeden fikrime ve birikimime güvenerek yola çıktım.

Düştüm, kalktım, sendeledim.

Ama sizden farklı olarak yola çıktım. Çünkü girişimler bana göre bahane kabul etmezdi ve ben o gün yaşadığım hayatı yaşamak istediğimden emin değildim. Başladım. İşimi iyi yaptım. Müşterilerime değer verdim. Herkesi kendim gibi gördüm. Gece gündüz demeden, çalıştım. Sadece kendimin ve ailemin sorumluğunu değil aynı zamanda çalışma arkadaşlarımın da sorumluluğunu üstlendim. Büyüdüm, işimi büyüttüm. Binlerce insanla tanıştım, bazılarıyla çalıştım.

Bugün benim dünyam dış dünya ne olursa olsun dönüyor. Çünkü ben yatırımımı ona göre yapmadım. Kendi dünyamı ve sorumluluğumda olan tüm diğer dünyaları hep bir adım daha ileriye taşımak oldu derdim.

Yola çıkmakla kalmadım, yıllar içinde çok yürüdüm, çok koştum. Bazı engellerde takıldım bazılarını fırsata çevirdim. Çok yoruldum, dinlendim.

Hayat da böyle değil mi, zaten?

Bugün geldim, size yılın son zamanında, soğumuş günlerinde, biraz yazmayı da aksatmışken kendi hikayemden yola çıkarak HADİ diyorum.

İstediğiniz hayat sizin elinizde… Harekete geçin, fikrinizi geliştirin, yolunu bulun ve geçmişinizi sırtınıza alarak adım atın. Sevdiğiniz işlerde, sevdiğiniz yerlerde hayatınızı geçirin.

Çünkü dönen aslında sizin dünyanız, akan sizin zamanınız…

 

Güzel bir hafta diliyorum,

Sevgiler bizlerden.

Özlem Arslan Kart